|
İlçemizin tarihi,tarih öncesi
devirlere kadar uzanmaktadır.Köşk Höyük’te yapılmakta olan arkeolojik
kazıda yerleşimin M.Ö.5000 yılında dayandığı anlaşılmıştır.Bölge,daha
sonra sırasıyla Hititler,Frigyalılar,İran İmparatorları ile Kapadokya
krallıkları arasında paylaşılmış ve M.Ö.1 Yüzyılda Romalılar bölgeyi
almıştır.Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca bölge Doğu Roma (Bizans)
İmparatorluğuna geçmiştir.Uzunca bir süre Bizansyönetiminden sonra
Selçuklular’ın önemli idari ve askeri şehirlerinden biri olmuştur.Selçuklular’dan
sonra Bölge 11.yy.Ertane ve Karamanoğulları arasında paylaşılmıştır.
1470 yılında Osmanlı idaresine girmiş olup,cumhuriyetin ilanına müteakip
İlçe olarak Niğde’ye bağlanmıştır.
Bor,Hititçe ve Frigce’de bulunan Boris kelimesinden alıntıdır.Boris
surlarla çevrili bölge beyinin konağı anlamına gelir.Bir başka anlamı ise
yeşillik ve bolluktur.Dilimizdeki yerleşik anlamı verimsiz çorak
anlamındadır.
İlçemiz,Niğde İl Merkezinin güney batısında olup,kuzeyinde Altunhisar ve
Melendiz dağı, güneyinde Ulukışla İlçesi,batısında Konya-Ereğli İlçesi yer
almaktadır.
İlçenin iklimi özelliği,İç Anadolu Bölgesinin sıcak step iklimi hüküm
sürer.Sıcak ve kurak bir yaz,az yağışlı ve yumuşak bir sonbahar,soğuk bir
kış ve kısa bir ilkbahar mevsimi göze çarpar. Yağış en fazla ilkbaharda
görülür.Yıllık sıcaklık ortalaması 12 derece,yıllık yağış ortalaması 335
mm.dir.Yüzölçümü 1433 km2 olup,deniz seviyesinden yüksekliği 1100
m.dir.İlçemiz İç Anadolu’nun güney doğu bölümünde yer alır.
EVLİYA
ÇELEBİ BOR’ U ANLATIYOR
1059’ da Şam-ı Şerif’ ten Diyar-ı Rum’ a Giderken
Evsaf-şehr ve kale-i Bor:
Fatih-i al-i Selçuk’ tan İzzettin İbn-i Mesut 569 tarihinde
Danişmentliler’ in ianesi ile Rumlar elinden zaptedilmiştir. Selçukiler’
in hin-i inkırazında bu kaleyi küffar istila edip Bor’ u binur
etmişlerdir. Sonra Hacı Bektaş-ı Veli’ nin teşvikiyle Orhan Gazi burayı
feth ettiyse de badel feth Karamanzade İbrahim Bey mutasarrıf oldu. Sonra
Yıldırım Bayezid Han zamanında zor ile zaptedilerek Osmanlı ülkesine
katılmıştır.
Süleyman Şah tahriri üzre Konya eyaletinde Niğde beyi
sancağı hükmünde yüz elli akçe paye-i şerif-i kazadır. Nahiyesinde 13
kadar kurası vardır. Taraf-ı padişahiden Valide Sultan’ a gider. Evvela bu
şehir içinden cereyan eden Hümam Çayı üzerindeki barud-ı siyah değirmenine
has idi, şimdi lağvedilmiştir. Kethüdası, serdar-ı muhtesibi, subaşısı
vardır. Amma müftü, nakıb-ül eşrafı yoktur. Tarafeyninde Niğde ve Aksaray
da baidce olduğundan Kayseri müftüsüne müracaat ederler.
Vasf-ı kal’a-ı Bor:
Kar-ı kadim kal’a-i atiktir. İç ilde olmakla kal’aya
ihtiyacı olmadığından gözden dur ve tamir-i iltifattan mahcurdur. Bu
muhkem kalenin esas binası bir düz yerden pey kayalıkta olup muhammes
şekil, sen-i bina, bir hisar-ı metin imiş. Amma mürur-ı eyyam ile cabeca
rahnedar olmuş.Derun-ı hisarda bir mahalle, elli adet fukara haneleri,
İlyaslı Camii namıyle bir cami-i atik ve bir adet köhne kapısı vardır.
Evsaf-ı Şehir-i Varuş:
Bir düz ve vasi yerde bağlı bahçeli mağmur bir varoştur ki
kale dibinden akan ve esasen Niğde ve Hümam cihetinden gelen Hümam Çayı
akarak yirmi iki göz değirmeni döndürür. Badehu nahiye ve kurasına uğrayıp
Ereğli sazlığına karışır. Şehir haneleri hep türapla örtülüdür. Elli üç
mihrab camii vardır. Çarşı kurbunda (Cami-i Atik) Sultan Alaeddin’ dir.
Bütün camilerin büyüğüdür, fakat minaresizdir. (Gözlüzade Camii) Adanalı
Ramazanoğlu vakfıdır. Asıl “Kale Camii” namıyla meşhur bir nurlu camidir.
(Şehid Mehmed Paşa yani Sokollu Vezir Camii) çarşı içinde fevkani bir
nurlu camidir. Altında serapa altmış adet arasta dükkanlı, kurşunlu
aydınlık camidir. (Çayırlı Camii) Hacı Mahmud Mahallesi’ nde bir minareli
camidir. (Orta Mahalle Camii) minarelidir. (Sofyan Mahallesi Camii)
minaresizdir. Bundan başka kırk altı adet mescid vardır. Her camide
medrese, dar-ül hadis, dar-ül kurra bulunur. Kırk adet sıbyan mektebi, on
adet derviş tekkesi vardır. Kale içinde (Gözlü Sultan Tekkesi), yine kale
içinde (Kisbi Mustafa Efendi Tekkesi) Bektaşi tekkesidir. Çarşı içinde
Sokollu Mehmed Paşa Hamamı en ferah verici hamamıdır. Üç adet hanı vardır
ki biri kervansaraydır, biri kapan hanıdır, öbürü de bekar hanıdır.
Müzeyyen, iki başları demir kapılı altmış adet dükkanı havi ve cami
altında yetmiş adet arasta dükkanlı bedesten vardır ki Sokollu binasıdır.
Suyu ve havası latif, ahalisi gayet temiz, ayan ve eşrafı fukara dostudur.
Bağ ve bahçelerinde mesireleri çoktur. Çeşitli sulu üzümünden başka
“Keşmiş” namıyle meşhur olan kuş üzümü ve köfteri ve armut kakı, kayısısı
ve güherçilesi, siyah barutu meşhurdur. İç kalede Gözlü, eski mezarlıkta
Sarı Saltuk ziyaretleri vardır. Bunun doğusunda Niğde yarım konaklıktır ki
Bor Camii minaresinden Niğde apaçık görünür.
Bugünkü Türkçe İle:
Bor şehri Kalesi:
İzzettin İbn-i Mesut tarafından 569 H. Tarihinde
Danişntliler’ in yardımıyla Rumlar’ ın elinden alınmıştır. Selçuklular’ ın
duraklama devrinde bu kaleyi kafirler ele geçirip Bor’ u harap
etmişlerdir. Sonra Hacı Bektaş-ı Veli’ nin teşvikiyle Orhan Gazi burayı
fethettiyse de fetihten sonra Karamanoğlu İbrahim Bey’ in eline geçti.
Sonra Yıldırım Bayezid Han zamanında kuvvet ile ele geçirilerek Osmanlı
ülkesine katılmıştır. Süleyman Han kaydı üzere, Konya eyaletinde Niğde
Beyi sancağı hükmünde 150 akçe payeli şerif kazadır. Nahiyesinde 13 kadar
köyü vardır. Padişah tarafından Valide Sultan’ a gider.
Önceleri bu şehir içinden akan Hümam Çayı, üzerinde barut
değirmenine has idi. Şimdi kaldırılmıştır. Kethüda yeri, serdarı, dizdarı,
muhtesibi ve subaşısı vardır. Müftüsü ve nakıbüleşrafı yoktur. Niğde ve
Aksaray uzak olduğundan Kayseri müftüsüne danışılır.
Bor kalesinin yapısı:
Eski yapı bir kaledir. İç ilde olduğundan kaleye ihtiyacı
olmayıp gözden uzak kalmış ve tamir olunmamıştır. Bu sağlam yapının esas
yapısı düzlük bir yerde, kayalık üzerinde beşgen şeklinde yapılmış. Fakat
günler geçtikçe harap olmuştur. Kalenin içinde elli adet fukara evi,
İlyaslı Camii adında bir cami ve eski kale kapısı vardır.
Şehir varoşunun yapısı:
Geniş bir düzlüktür, bağlı bahçeli gelişmiş bir varoştur.
Kale dibinden akan ve esasen Niğde Hümam tarafından gelen Hümam Çayı 22
göz su değirmenini döndürür. Sonra nahiye ve köylere uğrayarak Ereğli
sazlığına karışır. Şehrin evleri hep toprak ile örtülüdür. Elli üç mihrap
camii vardır. Çarşı yakınında olan (Cami-i Atik) Sultan Alaeddin’ indir.
Bütün camilerin büyüğüdür, fakat minaresizdir. Gözlüzade Camii Ramazanoğlu
vakfıdır. Asıl Kale Camii namıyla meşhur bir nurlu cami vardır. Şehit
Mehmed Paşa Sokollu Vezir Camii çarşı içinde fevkani nurlu bir camidir.
Altında altmış adet arasta dükkânı, kurşunlu aydınlık camîdir. Çayırlı
Camii Hacı Mahmud Mahallesi’ nde bir minareli camidir. Orta Mahalle Camii
minarelidir. Sofyan Camii minaresizdir. Bundan başka 46 adet mescid
vardır. Her camide medrese, hadis öğreten medrese ve Kur’ an öğreten
medrese bulunur. 40 adet ilkokul, 10 adet derviş tekkesi vardır. Kale
içinde Gözlü Sultan Tekkesi, yine kale içinde Kisbi Mustafa Efendi Tekkesi
şeyhi Himmet Efendi mübarek azizlerdendir. Eski mezarlıkta Sarı Saltuk
Tekkesi Bektaşi tekkesidir. Çarşı içinde Sokollu Mehmed Paşa Hamamı en
ferah olan hamamdır. Üç adet hanı vardır. Biri kervansaray, biri kapan
hanı, diğeri de bekâr hanıdır. Süslü iki başı demir kapılı 60 adet dükkan
bulunan ve camî altında, 70 adet arasta dükkânlı bedesteni olan bu yer
Sokollu binasıdır. Suyu, havası lâtif, halkı gayet temiz, ahalisi ve ileri
gelenleri fukara dostudur. Bağ ve bahçelerinde mesirelik çoktur. Çeşitli
sulu üzümlerinden başka kişniş namıyla meşhur olan kuş üzümü ve köfteri,
armut kakı, kayısı ve güherçilesi, siyah barutu meşhurdur. İç kalede
Gözlü, Eski Mezar’ da Sarı Saltuk ziyaretleri vardır. Bunun doğusunda
Niğde yarı konaklıktır ki Bor Camii minaresinden Niğde apaçık görünür.
KÂTİP
ÇELEBİ’ NİN “CİHANNÜMA” İSİMLİ ESERİNDE BOR
Bor, Niğde yolu üzerinde Konya’ dan dört saatte gidilebilen
bir kasabadır. Zemini yabis yerlerdir. Anda miri barut işlenir, azim
baruthanesi vardır ki 100 adet dibeği vardır. Suyu bol Niğde önünden geçen
sudur. Barut için güherçileyi Kemerhisar’ dan eski kalanın yıkıntılarından
cem ederler. Bu Kilise Hisar, Bor yanında bir harabe kaladır ki anda
mermer sütunlar ve azim taşlardan bina olunmuş kemerler vardır. Sultan
Alâeddin Konya Kal’ asını bina ettirdikte taşları buradan alıp
naklettirmiştir. Kâla bir kale-i mamuredir.
ŞEMSEDDİN SAMİ XIX. YÜZYILDA BOR’ U ŞÖYLE ANLATIYOR
Konya vilayetinin Niğde Sancağına bağlı kaza merkezi bir
kasabadır. Kaza, Sücaeddin, Anduğu, Kemerhisar nahiyeleri ile birlikte 51
köye sahipdir. Nüfusu 30.000’ e yakındır. 30 cami 37 mescid, bir rüşdiye,
12 sıbyan mektebi ve 10 medrese vardır.
PROF.
DR. HERMAN JANSEN’ IN BOR İÇİN YAZDIKLARI
Bor bir cennet olabilecek her şeraiti haizdir; iyi su, çok
muntazam bir muhit, iyi hava. İşte bunun içindir ki en iyi yeşillik
dünyası. Çok yüksek sıhhat ve saadet. İşte bunun içindir ki memnun ve
yurdunu seven iptidai ve bekareketini muhafaza ederek neşvü nema bulan bir
halk. Suni ve zorla meydana gelen bir büyük şehir halkı da değil.
Eğer onlar seleflerinden Semiramis ki, asil bir dul kadın bir
vakit çok yüksek bir arzu ile Bor’ da saadete kavuşmuştu. İşte bu günün
zayıf erkek nesli de burada saadete erer, mesud olur. Eğer o nesil bu
kadar kolaylıkla tabiatın bahşişlerinden istifade etmeyi anlarsa “Halil
Nuri Bey Kütüphanesi Hatıra Defteri, 19 Ekim 1934)
|